eğitim işlerinde akademik takvime uyabilenler parmak kaldırsın.
niye bir türlü bir takvim belirleyemiyoruz?
belirlenen takvime neden uyamıyoruz?
hele gönüllü eğitim işlerinde o takvimin yakınından bile geçilmiyor.
en azından örgün eğitimde merkezden geçmese de bir kiriş durumu söz konusu olabiliyor.
bu takvimler ince ince hesaplanıp ortaya koyuluyor ama pratikte işler öyle olmuyor.
hesapta yanlışlık yapılıyor demek demeyiniz.
hesaba uygun yapılmıyor. herkes kendi kafasından bir yol tutturmuş, en iyisi benimki hayde bakalım hoooop diye işe atılıyor.
düşe kalka öğrenilir bu işler diyorlar, doğrudur ama düşmenin de bir usulü var kanaatimce.
bisiklete binmeyi öğretirken dedem, önce düşmeyi öğretmişti. eğer yanlış düşersen her tarafını kanatırsın demişti. cambazlar da önce düşme eğitimi alıyorlarmış. sonra düşmeden dengede durma eğitimi.
aah ah. düşüyorsak bari doğru düzgün düşelim.



Kişisel takvimime uymayı başarabilirsem, akademik olanına da geçiş yapacağım
Şimdilik bir kurum idare etmediğim için bir şey söylemek yanlış olur belki de ama bence burada mesele düşüp kalkmak ve öğrenmek değil, öğrenmeye direnmek için düşer gibi yapmak..
öğrenciler bile takmıyor akademik takvimi.
)
ısrarla tam da ders zamanı tatile çıkmaya çalışan öğrencileri anlamıyorum mesela.
öğrenmeye direnmek mi, idareye direnmek mi bilemiyorum.
bir direnç var ama
Kesinlikle idareye direnmek
psikolojik bir gerçektir
)