ilk mülakatımı hayatım boyunca unutmayacağım sanırım.
pek de hevesli olmadığım bir iş görüşmesiydi.
bir gün öncesinde arayıp özgeçmişim (yeni mezun olmuşum ne geçmişim olacaksa) ile birlikte bir konu vermişler ve yarın belirlenen saatte kurumda bu konuyu anlatmamı istemişlerdi.
peygamber sevgisi. 4. sınıf seviyesi.
yaklaşık 20 dakikalık bir sunum yapacağım söylendi. ders planım, slaytım, bulmaca ve değerlendirme sorularım hazırdı. mülakatta hiç unutmadığım şey mülakat öncesi gergin bekleyişimdi.
kendime devamlı en kötü ihtimal bu işi alamazsın. şu an zaten bir işin yok. demek ki durumunda bir kötüye gitme olmayacak bu, diyordum. bir de sürekli saat hesabı yapıp bundan tam 40 dakika sonra hepsi bitmiş olacak, 39 dakika, 38 dakika, 37 dakika veeee adımı söylüyorlaaaaaar.
bir sınıfa alındım. öğrenci sıraları yerine beş tane büyük masa u şeklinde dizilmişti.
tahtanın önünde bir öğretmen masası vardı.
daha sonradan kim olduklarını öğrendiğim kişiler mülakat masalarına kurulmuş hiç de sempatik olmayan gözlerle bana bakıyorlardı. rahatsız edici gözlere bakmaya çalışarak konumu anlatmaya başladım.
konu anlatımı sırasında bir bölüm okutmam gerekiyordu. normalde karşımda öğrenci olsa verir okuturdum. ben de sonradan lise müdürü olduğunu öğrendiğim bayana uzattım kağıdı ve okur musunuz dedim
kadın acayip bozuldu. biraz okuyup zaman ilerliyor diye bıraktı. o an işi alamayacağımı fark ettim. işte bu noktadan sonra inanılmaz rahattım. ooooh nasılsa işi alamıyorum niye kasayım ki
neticede işi aldım:P
bu arada mülakatta kimler vardı;
kurumun genel müdürü
lise müdürü
ilköğretim müdürü
kız lisesi müdürü
reheberlik danışmanı (deli olup olmadığımı ölçtü)
DKAB öğretmeni (ben onun yerine işe alındım
)
bugün de bir mülakata girdim. elimden geldiğinde o bayan gibi olmamaya çalıştım. bu kadar yıl sonra beni geren sorularını hala hatırlıyorum. hayatımda o kadar saçma soruları bir arada görmemiştim. sıkıştırabildiği kadar sıkıştırdı.
genel müdür soruyor. ben cevap verdikçe rehberlik hocası kağıda bir şeyler karalıyordu. acaba bu cevaptan nasıl bir psikolojik tahlil noktası çıkardı diye merak ederken yeni bir soru geliyordu.
umarım bugünkü mülakatı bu şekilde gergin hatırlayan olmaz. ya da amaaaan gergin hatırlasınlar ne güzel hatıra oluyor bak. ben o gerginliği yaşamasaydım buraya ne yazacaktım bugün



benim mülakat maceram olmadı mesela. İhtisas’a girerken yalnızca genel müdür vardı, sınava o soktu, benimle o konuştu. Ama bir heyet karşısında mülakata girseydim daha iyiydi!
masanın üzerindeki otomatik oda spreyinin her tıssslayışında nasıl hopladığımı hala hatırlıyorum..
ikinci mülakatta da aynı heyecanlanır insan kesin yaa; o uyuz uyuz bakan gözler… Bi de dönemlik işlerde böyle ciddiyetle mülakat yapanlar varya insanın çığlık atası geliyor onların karşısında.