İ.kolejinden ayrılma maceramla başladı her şey.
ilk yıldan sonra tamam dedim onca işin arasında bir de kolejde öğretmenlik yapılmıyor. ama idare bırakmadı. yorgun ve yoğun olmamı geçerli bir mazeret olarak görmediler sanırım.
kadrolu değil sözleşmeli bir öğretmen olduğum için her yıl eylülde sözleşmem yenilenir haziranda istifa ederdim. o yıl haziranda istifa ederken eylülün sözleşmesini imzalatmışlardı bile. bir yıl daha eklendi.
ertesi sene haziranda istifamı verdikten hemen sonra ortadan kayboldum. ağustosa kadar sözleşme imzalatamadılar. ben de başka bir yerde çalışmaya başladım. enteresan olan o yıldan beri istisnasız her yıl temmuz ağustos gibi beni görüşmeye çağırıyorlar. ben ayrıldım. gerçekten…
şimdi ayrılmak mı ayrılmaya çalışmak mı anlamadığım durumlarda buluyorum kendimi.
ben işi bırakıyorum sanıyorum ama meğer bırakmıyor oluyorum.
bu arada ayrıldıktan sonra da İ.koleji için bir iki çalışma yaptım o yıl. slaytlar, tiyatro metinleri, gösteriler ve kutlu doğum programları gibi.
anlamıyorum ben de niye normal insanlar gibi normal şekilde ayrılamıyorum?


